Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından The-DefecT Bir C.tesi Ocak 05, 2008 6:49 pm

Kefen sıyrıldı ve...

Özel solüsyonla ıslatılmış pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın
yüzü ortaya çıktı. Derisi kahverengi bir hal almış, ama hatları
bozulmamıştı.Sanki uyuyordu...

8 Kasım 1953 Pazar gecesi saat 23.00'da Prof. Dr. Kamile
Şevki Mutlu'nun ev telefonu çaldı. Prof. Mutlu, Ankara Tıp Fakültesi
Histoloji ve Ambriyoloji Kürsüsü Başkanı'ydı.Patalogdu. Arayan
iseAnkara Valisi Kemal Aygün'dü...

Aygün, "Hocam" dedi, "10 Kasım günü Atamızın naaşını Anıtkabir'e taşıyacağız. Bunun için bir komite kurduk. Naaşı geleneklere uygun olarak toprağa defnedeceğiz. Ancak bozulmadan korunduğunu belgelemek için muayene etmenizi rica ediyoruz."Prof. Mutlu önce reddetti. Mutlu, o sırada 40 derece ateşle yatıyordu.Hastalığını gerekçe göstererek bu görevi bir başka meslektaşının yapmasını ricaetti.Ancak Vali Aygün ısrarcıydı: "Ben sizi sarar sarmalar götürürüm,bu tarihi bir görev" dedi. Mutlu kabul etti ve 9 Kasım sabahı Etnografya Müzesi'ne gitti. Başbakan Adnan Menderes oradaydı.

Meclis Başkanı Refik Koraltan ve eski başkan Abdülhalik Renda
da...Mutlu, görevden affını istemekle ne büyük hata ettiğini o zaman anladı.Gerçekten tarihi bir tanıklıktı bu...

Ata'nın gül ağacından tabutu, 4 Kasım günü, geçici kabrinden çıkarılıp müzenin holündeki mermer katafalka konulmuştu. Bir hafta boyunca sırayla öğrenciler, subaylar ve generaller katafalk başında nöbet tutmuştu. Nihayet tabutun açılma günü gelip de komite üyeleri tamam olunca Prof. Kamile Mutlu "Başlayın" talimatını verdi.
Bunun üzerine tabutun vidaları söküldü. Tahta tabutun içinde madeni
bir sanduka bulunuyordu. Bu sandukada gaz birikmiş olma ihtimali
düşünülerek önce bir burgu ile delik açıldı. Gaz ya da koku çıkmadı.Sanduka talaş doluydu.Sandukanın içi, muhafaza solüsyonu ile ıslatılmış tahta talaşı doluydu. Bu talaş, naaşın ayak yönüne doğru toplandı. Talaşın arasında,ağzı kapalı ve içi sıvı dolu bir şişe bulundu. Bu,cesedi muhafaza için kullanılan solüsyondan bir numuneydi. Üzerinde terkibi yazılıydı.Ata'nın naaşı beyaz kefene sarılmış, sonra kahverengi
bir muşambayla kaplanmıştı.Sargıları açmaya başladılar. Herkes
nefesini tutmuştu. Çünkü, "Naaş çürüyüp bozulmuş, çıkan gazlar tabutu
patlatmış, nöbetçi er, kokudan bayılmış" diye bir sürü söylenti
geziniyordu. Ve 15 yıl sonra ilk kez Ata'nın yüzünü göreceklerdi.Kefenin sargıları aralanınca Prof. Kamile Şevki Mutlu, orada bulunanların
yardımıyla katafalka çıktı ve Atatürk'ün yüzüne baktı. Ata'nın derisi
kahverengi bir hal almış, ama yüz hatları bozulmamıştı. Menderes sapsarı
olmuştu.

Prof. Mutlu, gördüğü tabloyu daha sonra şöyle anlatacaktı:"Yüzünü örten
ıslak pamuk kitlesi kaldırılınca Ata'nın heykel gibi duran yüzü ile karşılaştım. Uzun sarı saçlarından ince bir tutam, sol göz kapağının
zerine düşmüştü. Atatürk, Dolmabahçe Sarayı'ndaki yatağında
uyuyor gibiydi."

Prof. Mutlu, kenarda bekleyen komite üyelerini tabutun başına çağırdı. Onlar da tek tek tabutun içine baktılar.En başta Başbakan Adnan Menderes vardı. Koyu renk takım elbisesi içindeki Menderes de yanındakilerin yardımıyla katafalka çıktı,ürkek bir şekilde aşağı, tabuta doğru baktı.

O an ne olduğunu Prof. Kamile Mutlu'dan aktaralım: "Menderes çok heyecanlandı.Rengi sapsarı oldu. Bir de baktım ki, müzenin kapısına doğru gidiyor. Atatürk'ün yüzüne bakmadı. Tahmin ediyorum, kendinde o kuvveti bulamadı. En sona Abdülhalik Renda kalmıştı. O da Ata'yla karşı karşıya gelir gelmez tabutun yanına yığılıverdi.

Salondaki herkes Atatürk'ü tek tek gördükten sonra naaş,tekrar solüsyonla ıslatıldı. Ata'nın başı pamuklarla örtüldü ve vücudu beyaz kefenle sarıldı. Bu sırada bir komiser,orada görevli adli tıp doçenti Dr. Cahit Özen'in yanına yaklaşıp avucunda taşıdığı bir kâğıdı gösterdi ve şöyle dedi:"Bu kâğıdı,Atatürk'ün hemşiresi Makbule Hanım gönderdi.Kefenin içine Atatürk'ün göğsü üstüne konmasını istiyor."Doç.
Özen, kâğıda bir göz attı. Eski Türkçe bir şeyler yazılıydı.

"Böyle bir kâğıdı Atatürk kabul etmez. Bize kızar, darılır" dedi.Komiser
kâğıdı katlayıp cebine koydu ve uzaklaştı. Bütün işlemler bittikten sonra salonda bulunanlar naaşın iki yanından geçip hep bir ağızdan besmele çektiler ve cesedi yeni tabuta yerleştirdiler. Bu tabut da 15 yıl içinde yattığı büyük gül ağacı tabutun içine konuldu. Üzeri bayrakla örtüldükten sonra kapağı kapatıldı.

Ve 10 Kasım sabahı, Ata'nın naaşı 15 yıl önce onu Dolmabahçe'den Ankara'ya taşıyan top arabasına yerleştirilip son durağı olacak Anıtkabir'e taşındı. Artık ebediyen orada kalacaktı...

Atatürk'ün tabutu, Menderes'in huzurunda açılmıştı.Ata'nın 15 yıl Etnografya Müzesi'nde bekletilen naaşı,12 askerin omuzları üzerinde oradan alınmış ve 136 asteğmenin çektiği bir top arabası ve matem marşı eşliğinde Anıtkabir'e taşınmıştı.Radyodan naklen yayımlanan o görkemli tören, en az 15 yıl önceki kadar hüzünlüdür.

Ancak o törenden hemen önce yaşananlar, tarihçilerin pek ilgisini çekmemiştir. Bilindiği gibi, Anıtkabir yapılana dek, Atatürk'ün naaşının korunabilmesi için "tahnit" denilen bir işlem yapılmıştı. Gülhane Patolojik Anatomi profesörü Dr. Lütfi Aksu tarafından gerçekleştirilen bu işlem sırasında naaşa, şırıngayla özel bir formül enjekte edilmiş ve üzerine formüllerin yapıştırıldığı iki küçük ilaç şişesi, Ata'nın koltuk altlarına yerleştirilmişti. Bu işlem sayesinde Ata'nın naaşı da -diyelim bugün Lenin'in mozolesinde olduğu gibi öldüğü günkü haliyle korunabilirdi. Ancak İslam dini, ölünün defnini şart koştuğundan,geçici tahnitin bozulması şarttı.
Nakilden önce, bu işlem için bir komite kuruldu. O komite,törenden bir gün önce, Başbakan Adnan Menderes'in huzurunda Atatürk'ün tabutunun açılmasını kararlaştırdı.Tabut açılınca tahnit bozulacak ve ceset çürümeye başlayacaktı.Bir başka deyişle Atatürk'ün (mumyalanmış gibi) korunmuş naaşını son görenler, o törene katılanlar olacaktı. Atatürk'le ilgili belgesel çalışmaları sırasında o törene katılanların bir kısmıyla konuşmuştuk.Bu yazıda yer alan bilgilerin bir kısmı o tanıklıklara, önemli bir bölümü ise değerli Atatürk araştırmacısı Prof. Dr. Utkan Kocatürk'ün, Prof.Dr. Kamile Şevki Mutlu ile yaptığı sohbetten aktardıklarına dayanıyor.Ata'nın yarım asır önceki son yolculuğu, sanırım bu ayrıntılarla daha da ilginç bir boyut kazanıyor.

Atatürk'ü son görenler anlatıyor:

'Yüzünde iki günlük sakal vardı'
Osman Ersoy ve Halide İntepe, 10 Kasım 1953'te

Etnografya Müzesi'nde asistan olarak çalışıyorlardı. O yüzden 50 yıl önceki
o töreni ve tabutun içindeki Atatürk'ü son kez görme fırsatı buldular.

İzlenimlerini şöyle anlattılar:

• OSMAN ERSOY: "Sağlığında görmemiştim Atatürk'ü... Korkunç
heyecanlıydım. Biz çalışanlar, asistanlar, memurlar sıra ile
katafalka çıktık. Oldukça sararmış ve küçülmüş bir çehre... 1 - 2 günlük
sakalı vardı. Kaşları fevkalade iyi şekilde fark ediliyordu."

' Gözleri aralıktı'

•HALİDE İNTEPE: "Tabut kapanmadan en son gittim baktım.
Başı yana doğru eğikti. Yüzü hiç bozulmamıştı. Azıcık sakalları çıkmıştı.
Hani insan hasret giderek ölürse, gözleri aralık kalırmış ya, öyle
aralıktı gözleri... Ama bir ölü yüzü yoktu. Uyuyor gibiydi."

The-DefecT
Moderatör
Moderatör

Mesajlar : 129
Kayıt : 20 12 2007
Yaş : 19
Location : İsTaNBuL

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından zeyNO!!! Bir C.tesi Ocak 05, 2008 10:53 pm

tüylerim diken diken olarak okudum bu yazıyı,boğazımda düğümlendi sanki Sad ...Çok sağol bizimle paylaştığın için,hemde çok sağol...çok yazı okudum ben Mustafa Kemal'le ilgili ama bunları ilk kez okuyorum...Çok mutlu ettin beni öyle böyle değil Crying or Very sad

zeyNO!!!
RockA Sever
RockA Sever

Mesajlar : 174
Kayıt : 16 12 2007
Yaş : 19
Location : @Nk@R@

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından Automatic Princess Bir C.tesi Ocak 05, 2008 11:18 pm

Kalkıp da görse ülkeyi dicem ama, görmesin bence... Uyusun rahat rahat, görürse bi kez daha ayrılır gider aramızdan...

Automatic Princess
Yeni Üye
Yeni Üye

Mesajlar : 33
Kayıt : 30 12 2007

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından zeyNO!!! Bir C.tesi Ocak 05, 2008 11:30 pm

yattığı yerde umarım rahattır dediin gibi...bu olaylar mezardaki insanın kemiklerini sızlatır cinsten Evil or Very Mad
hayırlısı diyelm bakalım Crying or Very sad

zeyNO!!!
RockA Sever
RockA Sever

Mesajlar : 174
Kayıt : 16 12 2007
Yaş : 19
Location : @Nk@R@

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından Automatic Princess Bir C.tesi Ocak 05, 2008 11:36 pm

Bıraktığı mirası koruyamıoruz, biz korumaya çalışsak bile korumamıza izin vermiyorlar... Nolcak yakında kimbilir...

Automatic Princess
Yeni Üye
Yeni Üye

Mesajlar : 33
Kayıt : 30 12 2007

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından Bobo Bir Ptsi Ocak 07, 2008 2:22 am

tşkkrler yazı için saol

Bobo
Moderatör
Moderatör

Mesajlar : 95
Kayıt : 16 12 2007
Yaş : 20
Location : Ankara

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından The-DefecT Bir Ptsi Ocak 07, 2008 7:59 pm

Hiç Önemli Değil Görevim.!!!

The-DefecT
Moderatör
Moderatör

Mesajlar : 129
Kayıt : 20 12 2007
Yaş : 19
Location : İsTaNBuL

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından zeyNO!!! Bir Ptsi Ocak 07, 2008 8:37 pm

3 kere yollayınca dahamı etkili oluo Very Happy ehuheueu
şaka şaka tongue

zeyNO!!!
RockA Sever
RockA Sever

Mesajlar : 174
Kayıt : 16 12 2007
Yaş : 19
Location : @Nk@R@

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından ochelik Bir Salı Ocak 08, 2008 9:21 am

herşeyi üçkere yapmak iyi oluyor Smile

ochelik
Yeni Üye
Yeni Üye

Mesajlar : 9
Kayıt : 07 01 2008
Yaş : 20

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından maviş Bir Perş. Mart 13, 2008 9:43 pm

gözlerim doldu okurken...okadar büyük yüce aşık olunası tapınılası bi adamın kurduğu bu cumhuriyeti insanlar 5 yılda yıkabiliyolar..ne kadar acınılası bi durum..ve insanlar hala uyuyo...acaba gözleri niye aralıktı..bi an bunu düşündüm...okadar emek harcadığı ülkesi emperyalizmin kuklası durumunda..nerde kaldı onun bağımsız türkiyesi...iiki şu an yaşamıyo yaşasada ölürdü zten...yada artık öldürürmüydü birilerini acaba!!

ve ben atatürk ün naaşının hala korunduğunu zannediodum... Sad küçükken anneme sorardım hep anne bize nie sadece o taşı gösteriolar atatürk nerde die...sonradan anladımki önemli olan onu görmek deilmiş...yaşatamadıktan sora şimdi dirilsede yüzüne bakamam zaten...
[i]Evet, vatan hainiyim, siz vatanperverseniz, siz yurtseverseniz, ben yurt
hainiyim, ben vatan hainiyim.
Vatan çiftliklerinizse,
kasalarınızın ve çek defterlerinizin içindekilerse vatan,
vatan, şose boylarında gebermekse açlıktan,
vatan, soğukta it gibi titremek ve sıtmadan kıvranmaksa yazın...
ben vatan hainiyim.
Yazın üç sütun üstüne kapkara haykıran puntolarla :
Nâzım Hikmet vatan hainliğine devam ediyor hâlâ.

maviş
RockA Sever
RockA Sever

Mesajlar : 71
Kayıt : 13 03 2008
Yaş : 17
Location : Ankara

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından memot Bir Perş. Mart 13, 2008 10:27 pm

Bunun dvd'si var bende, gösteriyor son yolculuğuna uğurlanışı falan gözlerin dolmaması elde değil

memot
Moderatör
Moderatör

Mesajlar : 127
Kayıt : 16 12 2007
Yaş : 20
Location : Istanbul

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Geri: Atamızın Tabutunun Açıldığı Gün...(9 kasım 1953)

Mesaj tarafından VLdN Bir Paz Mart 30, 2008 12:13 pm

ya gösleirn dolmasıylaa bitmio olayy okuduktan sonraa yaşamaktan utandımm onun giderkenn bilee öslemlee baktııı ülkedee ne haldee yaşıourss gerçekten utandım yani sölicek söz bulamıorum Sad

VLdN
Yeni Üye
Yeni Üye

Mesajlar : 22
Kayıt : 09 01 2008
Location : İsTnBuL ELinDeN ÖpER

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön


Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz